Saanen Keçi Yetiştiriciliği

Halep Satışları Hakkında Detaylı Bilgi Almak İçin tıklayınız>>>

Kıl Keçisi Yetiştriciliği.
Keçilerin Kralı , Kıl Keçisidir.
tıklayınız>>>

Saanen Satışları Hakkında Detaylı Bilgi Almak İçin tıklayınız>>>

Saanen Keçisi Çılgınlığına Dikkat!

Fikri Türkel ---------- köşe yazıları  
 
 
Evet, çılgınlık diyorum...

Birkaç yıl önceydi; bir okurum aradı. Beni hatırladınız mı, diye sordu. Daha önce aramış ve hayvancılık yatırımına gireceğini söylemişti. Şimdi de İstanbul’a gelip bana yemek ısmarlamak, istiyordu.

“Niye?” dedim. “Ben sana bu işe girme, demiştim. Yoksa girdin mi?” “Maalesef girdim. Siz bir yılda 20 bin dolar zarar edersiniz, demiştiniz. Altı aylık zararım on bin dolar. Sizin söyledikleriniz aklıma geldi, teşekkür etmek için size yemek ısmarlamak istiyorum” dedi.

Gerek yok, dedim. Yol parası ve yemek parasını heba etme şimdi, deyip birkaç nasihat etmiştim.

Bu genç arkadaşımız 20 baş hayvanla, süt besiciliği yapacaktı. Hatası, ölçek ekonomisi ve verimlilik hesapları yapmadan işe girmiş olmasıydı.

Kenan Evren’in Pekin ördekleri ne oldu

Benim öğrenciliğimde Pekin Ördeği modası vardı. Kenan Evren’e Çinliler Pekin Ördeği hediye etmiş, ardından pek çok ördek çiftliği kurulmuştu. Evren’e hediye edilen ördeklerle diğerlerine ne olduğunu ayrıca araştırmak gerekiyor.

On beş sene önce Çinçilya modası başlamıştı. Kafeslerde bu şirin hayvanları besleyip, kadınların imrendiği kürkler dikilecekti. Herkes büyük paralar kazanacaktı. Eniştem de bu modaya kapılanlardan olmuştu.

Münhasıran onun yaşadıklarına girmek istemiyorum. Etrafınızda örnekleri çoktur ve ne yazık ki hepsi sonuçsuz birer hobi olarak kaybolup gitti.

On sene önce devekuşu çiftlikleri türedi. Bununla ilgili somut örnekler verebilirim. Onlar da kaybolup gitti sanırım.

Şimdi moda Saanen Keçisi gibi görünüyor. Son üç yıldır hangi şehre gitsem, mutlaka bir iki Saanen Keçisi işine girmiş veya girmek için gayret sarf eden kişilerle karşılaşıyorum. Erzurum, Adana, Bolu, Çanakkale, Eskişehir fark etmez, her yerde bir çiftlik niyeti ve girişimi görüyorum.

Ben keçi uzmanı değilim. Besi veya süt hayvancılığından da anlamam. Ama bildiğim bir şey var: Talep ve arz dengesi içinde üretim yapılmalı ve pazarlama süreçlerine dikkat edilmeli. Yani bir malın talep edilmesi yetmez hem fizıbıl olmalı hem de kâr edilebilecek bir yapıya sahip olmalıdır.

Endüstriyel bir ürün söz konusuysa, pazarı hakkında somut bilgilere hatta örneklere sahip olunmalıdır. Teorik olarak cazip olan pek çok şey uygulamada aynı sonucu vermez.

En son Bitlis’ten Muş’a gelirken görmüştüm. Bir Saanen Keçi çiftliğinin önünde AB’nin desteklediğine dair bir tabela vardı.

İddia o ki, bu beyaz ve şirin keçilerin etinden, tüyünden ve en önemlisi sütünden faydalanılıyor. Sütü anne sütüne yakın, tüyü kıymetli ve yetiştirilmesi kolay. Hiçbir hayvan için bu kadar çok şey yazılmadı İnternete girin bakın! Şimdiye kadar hiçbir havyan için bu kadar çok şey yazılıp çizilmedi. Bununla ilgili yüzlerce site bulabilirsiniz. Binlerce yazı ya övüyordur ya da dikkat çekiyordur. Hesaplara göre piyasada ihtiyacı duyulan bir şey ama başarılı olmuş bir iki örnekten başka gösterilen yok.

Dahası süt ürünlerinde bilinen ve iddialı markalar konuyu da sahiplenmiş değiller. Aman ha maceraya girmeyin. Akademisyenlerin dışında medyada konuyu en çok Rüştü Bozkurt yazdı. Mutlaka yazılarını okuyun. Benzer uyarıları ben de yapmak istiyorum:

• Geleneksel üretim tarzını unutun. Merkezî bir çiftlik etrafında sözleşmeli bir tarzı benimsemenizi tavsiye ederim. Büyükbaş süt besiciliği gibi, büyük markalarla sözleşme yapmayı tercih edin.

• Bu bir hobi veya yan iş değildir. Bu bir üretim olduğu gibi, bir hizmet sektörüdür de. İşin başında durmayacaksanız, dertlenmeyecekseniz sonuçları da istediğiniz gibi olmayacaktır.

• Türkiye’de Saanen’in üretim süreçleri bir model olarak yerleşmediği gibi, iklim şartlarına alışmış bir ırk da tam oluşmuş sayılmaz. Seçilen ırkın uyumu sorun oluşturur.

• Bu bir sanayi ürünüdür. Haliyle ürün türevleri de endüstriyel olacaktır. Peynirden pastörize süte, dondurmadan çocuk mamasına kadar katma değerli ürünleri seçmek ve bunlarla ilgili piyasa şartlarını analiz etmek gerekiyor. Mandıra, pastane veya hastane ile anlaşmak sağlıklı çözüm vermez.

• Projenin arkasında sadece akademisyen, sadece veteriner veya bir müşteri olması yetmez. Hepsi birlikte bulunmalı ve bunun için de maliyeti kaldıracak büyüklükte bir işe başlanmalıdır. Bu, sadece hayvancılıkta geçerli olan bir durum değildir. Her işte böyledir. Birkaç yıl önce büyük bir grup 55 bin kiraz ağacı ekti. Bir hastalık oluştu ve geçen yıl bütün ağaçları sökmek zorunda kaldı. Daha kötüsü, bu araziyi hastalık sebebiyle birkaç yıl hiç kullanamayacak.

• Bir diğer tuzak da mera ile yem oluşturmaktadır. Saanen Keçisi mera hayvanı değildir. Uzun dönemde mera kullanılsa bile bu süreci iyi kontrol etmek gerekiyor.

Sayabileceğim pek çok uyarı maddesi daha var. Bu sektörle ilgilenin, hesap yapın ve girişimde bulunun ama maceraya girmeyin!

 Alıntıdır.

Facebookta Paylaş