Saanen Keçi Yetiştiriciliği

Halep Satışları Hakkında Detaylı Bilgi Almak İçin tıklayınız>>>

Kıl Keçisi Yetiştriciliği.
Keçilerin Kralı , Kıl Keçisidir.
tıklayınız>>>

Saanen Satışları Hakkında Detaylı Bilgi Almak İçin tıklayınız>>>

.

Saanen Keçisi Hakkındaki Aşadaki Bilgiler İsviçre!deki Saaf Saanen Keçilerine Ayit Bilgilerdir.Türkiye yetiştirilen melez saanenlerle İsviçre'deki orjinal saanenleri karıştırmamak gerekir.

Saanen keçi yetiştiriçiliği,saanen keçisi,Dünya'da en yaygın yetiştiriçiliği yapılan süt keçisi ırkı,saanen keçisi yetiştiriçiliği olmuştur.Yoğun talep nedeniyle saanen keçisi fiyatları genelde yükselmişt

 

Saanen süt keçisi İsviçrenin Bern Kantonu'na bağlı Saanen Vadisi'nden Dünyaya 1900 lü yıllarda yayılmıştır.Dağlık Saanen  bölgesinde  ve sert iklim koşullarında geliştirildiğinden sağlam yapılı hayvanlardır.Saanen süt keçilerinde kıllar kısadır.Keçi yetiştiriçileri tarafından beyaz ve krem renli saanenler tercih edilmektedir.Saanen keçilerinde kulaklar dik,yüz düz veya bombelidir.Burun üstü düzdür..Vücut yapısı incedir.Boyun ince ve uzundur.Beden uzun yapılıdır.Beden ğöğüsten arkaya doğru genişler. Kralice süt keçisi olarakda adlandırılır.Dünyanın en ünlü sütcü keçilerinden biridir.Hem saf yetiştirme hem de verimsiz ırkların verimlerinin yükseltilmesinde melezlemede kulanılmaktadır,melez yetiştiriçiliği yapılmaktadır.Saanen keçisini diğer keçilerle melezlemek yanlış bir yöntemdir.Diğer keçi gen kaynaklarını saanen melezi yapmak son derece tehlikeli bir gidişattır.Dünya'da ve ülkemizde bir çok bölgesl keçi ırkını yok oluşun eşiğine getirmiştir.


 


Saanen keçisi sakin yaratılışlı keçilerdir.Saanen süt keçilerinin en büyük özelliği sağım yeteneği ve sütcü karekterleridir ayrıca doğurgan hayvanlardır.Canlı ve sürü uyumları çok iyidir.Saanen keçileri zeki karekterli,sağlam yapılı ve dirençli hayvanlardır.Sarp yerlere tırmanma ve hafif yükleri taşıma yetenekleri nedeniyle yer yer dağçılar tarafından malzeme taşımada kulanılmaktadır.

Saanen Keçiler kolay idare edilebilir,çok uyumlu keçilerdir.İnsanlara çok düşkündür.Sahibinden komut çağrıları almayı sever.Ot yemekle beraber çalı yaprak yemeyi sever.
Saanen keçi yetiştiriçiliğinde gölgelik oluşturmak gerekmektedir.Saanen keçiler güneş ışınları karşı duyarlıdır.Serin iklimlerde saanen süt keçileri daha yüksek verim vermektedir.Saanen keçi yetiştiriçiliğinde kahverengi deri tercih edilmektedir,deri üzende küçük lekeler olabilir.Omurga ve uyluk üzerinde çoğu zaman bir saçak mevcuttur.Memeler çok iyi gelişmiştir.Tekelerde kuvvetli sakal vardır.Saanen süt keçilerinin erkek ve dişileri genelde boynussuzdur.Göğüs uzun,yuvarlak,sırt çizgisi düzdür.Sağrı iyi gelişmiştir.Ön va arka ayaklar düzgün duruşlu,uzun yürüşler için uygundur.Kaburgalar yuvarlak yapılıdır.

Saanen keçiler kısa kıllara sahiptir.Soğuk ve sert iklimlerin hakim olduğu ülkelerde nispeten kılları biraz uzun olabilir.

 


Saanen keçiden,ingiliz  beyaz keçisi ve Yenizalanda da sable keçisi(samur keçisi) geliştirilmiştir.Saanen keçilerinin anavatanı İsviçrede 280 günlük süt verim ortaması 3-6 lt.dir.Saanen keçilerde dünya rekoru 1. laktasyon(1.doğum) 3200 litredir 365 gün,2.laktasyon 3396 litredir.İkinci laktasyonda bu verime ulaşan keçinin ortalama günlük süt verimi 12,5 litredir.(280 günlük ortalama verim).Saanen süt keçilerindeki şampiyonluk Avusralya'lı bir saanen keçi yetiştiriçisine ayittir.

Saanen ırkının yemden yararlanma yeteneği gayet iyidir.  Keçiler yumuşak huylu, narin görünüşlü, çevik hayvanlardır.  Sosyal bir ırktır.  Mutlaka grup içinde olmak isterler, yalnız kalmaktan hoşlanmazlar.

Saanen keçiler serbest aşımla ve suni tohumlamayla döllenebilirler.  Eğer sürüye teke katılacaksa 15 keçiye 1 teke hesap edilmelidir.   Saanen bir etçi keçi ırkı olmamakla birlikte eti lezzetlidir.Saanen Keçilerde,8 lt sütten 1 kg peynir elde edilir.

  Keçilerde bit pire,kene ve sivrisinek ve kara sinekleri yok eden geniş ve uzun etkili haşere ilaçları Torunoglu Hayvan Sağlığı'nda satılmaktadır.Tel:0322 2398808   0555 9975075  0532 2664041

 

 

İsviçre'deki saf saanenlerle,halep keçilerimiz aynı verimi vermektedir. Hatta halep keçilerimiz saanenlerden daha çok süt vermektedir.Son yıllarda halepi keçisinin öne çıkmasıyla saanen keçisi fiyatlarında düşüşler başlamıştır.

Damızlık Halep Keçisi ticaretini yabancı ülkelere kaptırmış bulunmaktayız. 

Yukardaki resimde sağım sırasını bekleyen halep keçileri görülmektedir.

Saf Saanen Keçisi,Halep(shami- damascus keçisi) Keçisi ve diğer keçi ırklarının verim değerleri,aşağıdaki tabloda verilmiştir.

                 
  Goat Breeds Comparison    
             
Goat Breed Kacang Jamnapari Anglo Nubian Saanen Boer Shami
Originated from Malaysia/Indonesia India Egypt/India Switzerland Africa  Syria /  Cyprus
Weight at birth            
Male 1.6 Kg 3.0-4.0 kg 3.5 kg 3.0 kg 3.0-4.0 kg 4.0 kg
Female 1.8 Kg 3.0-4.0 kg 3.9 kg 3.3 kg 3.0-4.0 kg 4.0 kg
Weight at 4-5 months old            
Male 11 kg 21 kg NA NA 35 kg 35 kg
Female 07 kg 16 kg NA NA 30 kg 30 kg
Weight on maturity            
Male 25-30 kg 68-91 kg 70-85 kg 68-91 kg 90-130 kg 90-130 kg
Female 20-25 kg 36-63 kg 55-70 kg 30-63 kg 80-100 kg 60-90 kg
Height 50-60 cm 100 cm 80 cm 80-90 cm 80 cm 100 cm
Milk Production 0.2-0.3 kg/day 1.5 kg/day 2.0 kg/day 3.0-5.0 kg/day 1.5-2.5 kg/day 3.0-5.0 kg/day


SAANEN KEÇİSİ  VERİM ÖZELLİKLERİ    


Canlı Ağırlık                                                    50-55 Kg
Laktasyon  Süt Verimi                                      800-1000 Kg
Laktasyon Süresi                                             250-300 gün
Sütte Yağ Oranı                                               % 2.5-3.0
Bir Doğumdaki Oğlak Sayısı                                1.8-1.9

Keçilerde gebelik süresi 5 aydır.Saanen Keçi,diğer bazı ırklarda Halep Keçisi ve Kilis Keçisinde 8 ayda bir doğum yaptırılabilinir fakat böyle bir durumda keçilerden yeteri kadar süt üretimi yapılamaz,keçi çabuk yıpranır.O nedenle yılda bir doğum üzerine üretim planlaması yapmak en doğru seçenektir.Saanen keçi fiyatları yurt dışında çok ucuz değildir.Yabancı sitelerde saanen keçisi satılık ilanlarını görebilirsiniz.Yurt dışından gelen ithal saanen keçisindeki uyum sorunları hatırdan çıkarılmamalıdır.

Saanen Keçilerin süt yağ oranı düşüktür(%2.5-3.0).Saanen süt keçisinin en önemli kusuru budur.Saanen Keçi sütü,Türk Toplumunun damak tadına çok uygun değildir.Yağ oranı yüksek Keçi sütüne alışkın olan Türk Tüketiçileri tarafından,Saanen Keçi sütü pek rağbet görmemektedir.Türkiye'de en kaliteli süt,Kıl Keçilerinin sütüdür.Süt yağ oranı % 5 - 5.5 tur.Kıl Keçisi sütü,dondurmacıların,mandıraçıların,pastaneçilerin,organikçilerin ve bilhasa çocuk maması imalatçılarının gözdesidir.Hasta olan yörükler Kıl Keçisi sütünü ilaç olarak içmektedirler.Hali hazırda Dünyanın bir çok Ülkesinde Keçi ürünleri satan eçzaneler(healt shop)vardır.Keçilere ayit süt,et ,peynir,yoğurt vb ürünler şifa niyetine tüketilmektedir.

Saanen Keçilerinin süt yağ kalitesini yükseltmek için Saanen Keçi sütünü,Kıl Keçisi sütüyle karıştırıp tüketime ve satışa öyle sunulmalıdır.O nedenle her Saanen Keçi yetiştiriçisi,Saanen Keçi sütünün,süt kalitesini yükselte bilmesi için,çiftliğinde bir de saf Kıl Keçisi sürüsü beslemesi gerekmektedir.

Saanen Keçilerin geneli beyaz renkli olmakla birlikte son yıllarda dünyada değişik renk tonlu ve benekli saanenler saanen keçi sürülerinde görülmeye başlandı.Renli saanenler iyi süt verimleri nedeniyle tercih edilir hale gelmiştir.

 

Bu farklı renk tonlu saanen keçiler melez ırk değildir.Safkan Saanen'ler,erkek yada dişideki renkli genlerin baskın olmasıyla dünyaya gelen cinstir.Şimdilerde bu farklı renklerdeki cinse Sables adı verilmektedir.Renkli saanenler(sables saanen keçisi) süt keçisi fiyatları yoğun rağbet nedeniyle dış pazarda yükselişe geçmiştir.

Bir çok Saanen ticareti yapanlar bu cins için parti kıyafeti giymiş Saanen'ler diye hitap ederler.

Saanen Keçiler açık renkli derileri nedeniyle kansere yakalanırlar.Sables Saanenlerde (Renkli Saanenlerde) koyu renk tonları nedeniyle kanser tehlikesi yoktur.Tropikal ve sıcak iklimlerin hakim olduğu ülkelerde yetiştiriçiler bu gerceği bildikleri için sables senenler tercih edilmektedir.Keçi yetiştiriçileri Beyaz Saanenlere fazla ilgi göstermemektedir.

Türkiye'de saanenler aşırı sıçak ve aşırı soğuk bölgelerde ciddi uyum sorunları yaşamaktadırlar.Telefat ve verim kayıpları ortaya çıkmaktadır.Ülkemizdeki saanen keçiler melez olduğundan İsviçre'deki saanenler gibi soğuğa dayanıklı değildirler.Sıçak bölgelerde saanen keçiler hayatta kalma mücadelesi vermektedirler.Saanen Keçi yetiştiriçiliği için Türkiye iklim koşullarında en uygun bölge Marmara Bölgesi'dir.O nedenle en yoğun saanen keçisi yetiştiriçiliğinin yapıldığı bölge Marmara'dır.Saanen Keçisi yetiştiriçiline girmek isteyen yatırımcıların Marmara Bölgesinde işe başlamarı daha doğru olaçaktır.

 Sables Saanenler değişik renklerde olabilirler.Sableslerin sağım yeteneği Saanen Keçisiyle aynıdır.Fakat bazı saanen keçi yetiştiriçileri Sables Saanenlerin, Saanenlerden daha üstün olduklarını idda etmektedirler.Yenizelandada Saanen Süt Keçilerinin %0,5 ni sables keçiler oluşturmaktadır.Yenizelanda'da sableslerin renginin %50 den fazlası beyaz olma zorunluluğu vardır.

 

 

  Türk Saanen Keçisi

Kıl Keçisi,Maltız Keçisi melezidir.Bu melez (kırma) keçilere Türk Saanen'i denmektedir.

Türk Saanen keçisi başta Çanakkale Merkez ilçeleri olmak üzere Marmara bölgesinde yetiştiriciliği son zamanlarda yaygınlaşan, yüksek verimli, bölgeye adaptasyonu iyi olan bir ırktır. Bu ırk, saf Saanen keçileri ve bölgede bulunan Maltız (malta keçisi:ada keçisi) ve kıl keçilerinin melezlenmesi ile oluşturulmuştur. Bölgede birinci melez generasyondan (F1 generasyonu) saf Saanen genotipe dek farklı Saanen kan oranlarında melezlerin olduğu tahmin edilmektedir.


Çanakkale’de bu keçi tipinin oluşturulmasına 1980 öncesinde Çanakkale Tarım İl Müdürlüğü’ne bağlı Üvecik biriminde başlanmıştır. Bu amaçla Ege Üniversitesi’nden Damızlık nitelikte Saanen tekeleri getirtilmiş ve bölgeden temin edilen kıl ve maltız keçilerinin kullanılması ile çevirme melezlemelerine başlanmıştır. 1982 de ise dışardan ithal edilen Saanen ırkı keçiler Üvecik Çiftçi ve Teknik Eleman Eğitim Merkezi’ne getirilmiştir Bu tarihten sonra gerek burada daha önce oluşturulan melez sürüye gerekse saf sürüye saf sürüden elde edilen tekeler verilmiştir. Söz konusu Birim 1995 yılında Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi’ne devredilmiştir. Üniversiteye bağlı birimde 2001 yılından bu yana söz konusu genotipte yoğun bilimsel çalışmalar yapılmaktadır. Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Ziraat Fakültesi Zootekni Bölümü personeli bilimsel çalışmaların yanı sıra hem söz konusu keçinin tanıtımı hem de keçicilik alanında çiftçiye bilgi transferi hizmeti de vermektedir. Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Zootekni Bölümü tarafından düzenlenen I. Ulusal Süt Keçiciliği Kongresi’nde alınan kararla Ezine Saanen’i olarak tanınan bu genotipin “Türk Saaneni” olarak adlandırılmasına karar verilmiştir. Çanakkale ili Ezine ilçesi Üvecik köyünde Yahya Çavuş Araştırma ve Uygulama Biriminde bulunan Türk Saaneni genotipinden farklı yaş ve cinsiyetlerde toplam 120 başlık sürü 12 Kasım 2005 tarihinde Çanakkale’nin merkeze 3 km uzaklıkta bulunan Sarıcaeli Köyü yakınlarındaki Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi’ne ait Teknolojik ve Tarımsal Araştırmalar Merkezi’ne (TETAM) nakil edilmiştir.

Yapay mera  da otlayan Türk Saanenleri

 

 Türk Saaneni’nin genel özellikleri:

Türk saanenleri( maltız,kıl keçisi) yerli keçilerle melezlemeyle oluşturulmuştur.

      Kıl keçisinin yetiştirildiği koşullarda bu ırkın yetiştiriciliği kıl keçisine nazaran daha yüksek performans sağlanarak yapılabilmektedir. Zira bu ırk saf bir kültür ırkı olmayıp, bölge koşullarına adapte keçilerle bir kombinasyonun sonucu elde edilmiştir. Bu ırkın Ekstansif yetiştiricilik sistemlerinde de yetiştiriciliğinin yapılabiliyor olması, ırkın ne derecede başarı ile kullanıldığının önemli bir göstergesidir.   
·        Türk Saanen’i keçisi süt beyazı renkten krem beyaza dek değişen tonlarda beyaz rengin hâkim olduğu bir genotiptir. Melezlerde nadir de olsa gri-beyaz tonda alaca formlar da gözlenebilmektedir. Ayrıca melezlerin bir kısmında but çevresinde ve meme etrafında uzun kılların kapladığı bir alanı görmek mümkündür. Irkın temel karakteristiklerinden birisi kulak yapısıdır. Kulaklar kısa, dik ve oldukça hareketlidirler.  Kıl ve maltız keçilerinin aksine bu ırkta kıl uzunluğu oldukça kısa ve parlaktır. Deri esnek ve yumuşak olup sütçü bir yapıyı temsil eden niteliktedir. Vücut narin, dişilik özelliklerini gösterir tipte, boyun ince ve uzun, baş narin ve göğüs kafesi geniş ve sağlam yapıdadır. Sağrı eğimi çok düşük olmayıp hafif eğimdedir. Erkek ve dişiler boynuzlu veya boynuzsuz olabilecekleri gibi küpeli veya küpesiz de olabilirler. Uysal olan bu ırktan keçilerin yönetimi kolay olup sürü halinde veya bireysel yetiştirmeye uygun hayvanlardır.


 yem bitkisinde otlayan saanen keçileri

Zira bu ırkın cidago yüksekliği (72 cm) biraz daha yüksek ve meme yapısı, maltız keçilerinin sarkık olan yapısının aksine karına doğru genişleyen, güçlü bağlantıları olan ve meme başları kısmen daha kısa yapıda olan bir formdadır. Bu özellikler ırka çalı vb yerlerde memenin daha az zarar görmesine (yaralanma, çalı çırpıya takılma v.b.) ve makineli sağıma uygunluk açısından üstünlük sağladığından işgücü ve zaman kazandırmanın yanı sıra daha uzun bir süre damızlıkta kalma şansı tanıması bakımından önemli avantajlar sağlamaktadır.

       Türk Saanen’inin döl verimi yüksek olup ilkine tekeye verilme yaşları oldukça erkendir. Üvecik Araştırma ve Uygulama Biriminde yetiştirilen ergin keçilerde ortalama oğlak oranı 1.6 olup bu oran ilkine doğum yapanlarda 1 düzeyindedir. Yine bu merkezde başlatılan bir uygulama ile dişi çebiçler yaklaşık 6–8 aylık yaşa ulaştıklarında tekeye verilmektedirler. Bu uygulama ile yetiştiricilik açısından ekonomik ve yetiştirme hedefli önemli kazanımlar beklenmektedir.


Türk Saaneni keçilerinin süt verimleri ortalama 500 kg/laktasyon düzeyinde olup bu değerlere yetiştirici koşullarında rahatlıkla ulaşılabilmektedir.

    Türk Saaneni keçilerde tespit edilen bazı biyolojik özellikler aşağıdaki çizelgede özetlenmiştir.

 
Çizelge 1. Türk Saanen’i keçilere ait bazı özellikler
Özellik     Değer
  
  
Ortalama Oğlak Doğum Ağırlığı            3580 gr                               

  
Doğumda Göğüs Çevresi                     37 cm                            
 
        
Sütten Kesim Yaşı                               45 gün                         
 
 
Sütten Kesim Ağırlığı                            14 kg

  
Ergin Keçi Ağırlığı                                  60 kg
 
 
Ergin Teke Ağırlığı                                 75 kg
                           
 

 Ergin Keçi Cidago Yüksekliği                   72 cm

 

 

 Ergin Teke Cidago Yüksekliği                     84 cm
 
 
İlkine Tekeye Verilme Yaşı                          7–8 ay                 
 
 
Keçi Başına Düşen Oğlak Sayısı (Oğlak Oranı) 1.6
 
 
Laktasyon Süresi                                         280 gün

                                     
Laktasyon Süt Verimi                                  500-650 kg

                                                                                                 
 0–2 Aylık Dönemdeki Ölüm Oranı                  %5–6
 
               
 Sütün Yağ İçeriği                                          % 2.5- 3.0

                                                                               
 
 
Sütün Kuru Madde Düzeyi                                %9,65      
 
 
Sütün Özgül Ağırlığı                                          1,028   

 

Yapay çayır mera  da saanen melezleri otlamaktadır.

Türkiye'de saanen keçilerinde yetiştiriler için en büyük sıkıntı,çok yüksek oğlak ölümleri ve telefatlardır.Aşırı soğuk ve aşırı sıcak bölgelerimizde telefat oranları saanen keçilerinin,çok yükselmektedir.

 

 


 İyi bakım ve besleme koşullarında Saanen Keçisi İsviçrede ortalama 3-5 lt süt vermektedir.Saanen Keçisi bir sağım döneminde 280-300 gün sağılabilmekte ve toplam 700-900 kg süt verebilmektedir.
Saanen Keçileri İsviçre kökenli süt ve döl verimi yüksek hayvanlardır. Saanen Keçisinin vücudu beyaz veya parlak krem rengi kısa kıllarla kaplıdır. Deri rengi pembemsidir.  Omuz, sağrı ve sırt çizgisi üstündeki kıllar daha uzundur. Tekelerin sakal ve yelesinde uzun kıllar oluşmuştur. Tekelerin canlı ağırlığı 75 kğ'a kadar çıkabilmektedir.
Dişilerin vücudu süt tipine uygun zayıf ve ince   bir yapıya sahiptir ve canlı ağırlıkları 50 kg civarındadır.
Bacakları düzgün ve sağlam yapılı yol yürümeye elverişlidir. Meme yapısı çok iyi gelişmiş ve vücuda bağlantısı geniş koltuk meme tipindedir. Döl verimleri yüksektir. Çoğunlukla ikiz oğlak verir.
Saf olarak da yetiştirilen Saanen keçileri ülkemizde de yerli ırk keçilerle melezlenmiştir.Bu günün şartlarında şuan için Ülkemizde ki saanen keçileri melezdir.Saf saanenlere ulaşabilmek için uzun yıllar aralıksız suni tohumlama yaptırılmalıdır. 

Türkiyede'ki mevcut saanenlerin verimlerini yükseltmek için ya kesintisiz uzun yıllara dayanan suni tohumlama yaptırılmalıdır.


Teke Katımı
Teke katım zamanı bölgelere göre değişir. Aşım mevsimi öncesi keçilerin ve tekelerin özel bir yemlemeye alınması faydalıdır. Böylece kısırlık riski azalırken, ikiz ve üçüz doğumların artması mümkün olabilir.
Keçilerde teke katma işlemi  "serbest katım" ve "elden katım" olarak iki şekilde yapılabilir
.

Serbest Katım

Serbest katım yönteminde 30-35 keçiye ergin bir teke hesabı ile katım yapılır. Eğer teke genç ise, 15 keçiye bir teke hesap edilir.

Elden Katım

Elden katım yönteminde, kayıt tutma imkanı olduğundan hangi dişinin hangi tekeye verileceği bilinir.
Böylece sürünün verimce iyileştirilmesinin devamı  sağlanabilir.
Keçilerin gebelik süresi 145-155 gündür. Gebeliğin son 4-6'ıncı haftasında yavrunun gelişimi hızlı olduğu için anneye iyi bakım ve besleme uygulanmalıdır.
Doğum yaklaştığında keçilerin ayrı bir bölmeye alınması tavsiye edilir. Bölme tabanına bol altlık serilir. Doğumdan sonraki  3-5 gün yavruya ağız sütü mutlaka verilmelidir. Oğlaklar ilk iki ay annelerini emer, fazla süt ise sağılır.
Sağımda meme bakımına ve temizliğine gereken özen gösterilmelidir. Sağım sırasında temizlik kurallarına uyarak keçi sütünde istenmeyen kokuları azaltmak yetiştiricinin elindedir.
Ülkemizde keçi sütleri inek ve koyun sütleri ile karıştırılarak işlenmektedir. Keçi sütü kuru madde ve yağ içeriği bakımından inek sütünden geri kalmaz.


 Keçilerin barınakları ise gereksinimlerini karşılayacak düzeyde ve mümkün olduğunca düşük maliyetli olmalıdır. Kapalı keçi ağılı yapımında gerekli standartlara uyulmalıdır. Ilıman,tropikal iklim kuşaklarında bölgelerde sundurma tipi ağıllar tercih edilebilir.

 

Önemli-İnternet ortamında kanada saaneni diye isimlendirmelerle farklı bir saanen keçi ırkı varmış gibi yanlış tanımlama kullanılmaktadır.Böyle bir ayrım bilimsel temelden uzaktır.Hiç bir bilim insanı böyle bir kavramı kullanmamaktadır.Bu kavram tiçari çıkar sağlamak için ortaya atılmış temelsiz bir iddadır.Sadece saanen keçisinden geliştirilmiş iki farlı ırk vardır.Saanen keçiden,ingiliz  beyaz keçisi ve Yenizalanda da sable keçisi(samur keçisi) geliştirilmiştir.Ayrıca sables denen renkli saanenler vardır.Saanenler Dünyada İsviçre Saanen Keçisi,Türkiye'de ise Türk Saanen'i olarak isimlendirilmektedir.

 

Keçi Orman Düşmanı Değil

 

ÇANAKKALE- Mehmet Bayer- Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi`nde (ÇOMÜ) yapılan bir araştırmada, keçilerin en çok otu sevdiği belirlendi.

ÇOMÜ Ziraat Fakültesi Zootekni Bölümü Araştırma Görevlisi Dr. Cemil Tölü, TÜBİTAK tarafından desteklenen projesinde, keçilerin beslenmek için nereleri tercih ettiğini araştırdı.

Dr. Tölü, AA muhabirine yaptığı açıklamada, proje kapsamında, Gökçeada, Malta(Maltız) ve Türk Saanen keçilerini buğday merası ile fundalıktan oluşan bir merada otlatıp, gözlemlediğini söyledi.

Keçinin ``orman düşmanı`` ilan edilmesiyle, 1970`li yılların başından bu yana keçiciliğe karşı sistemli bir bitirme kampanyası sürdürüldüğünü savunan Tölü, ``Halbuki yine öteden bu yana keçiyi ve keçiciliği iyi tanıyan çevreler, keçinin orman zararlısı olmadığını, insan faaliyetlerinin ormana zarar verdiğini dillendirmişlerdir`` dedi.

Dr. Cemil Tölü, otlama davranışı gözlemleri sonucunda tüm keçilerin tercihlerinin öncelikle buğday merası olduğunun anlaşıldığını ifade ederek, ``Buğday meraları yararlanılamayacak derecede kuruduğunda ise bu hayvanlar beslenmek amacıyla, birçok çiftlik hayvanı türü tarafından etkin olarak kullanılamayan fundalıklara yöneliyor ve buralardan son derece iyi bir biçimde yararlanıyor`` diye konuştu.

PROJEYLE YARGILARIN GEÇERSİZ OLDUĞU KANITLANDI

Projeye konu olan keçi ırklarının farklı otlama davranışları sergilediklerini ve ``ormana zarar vermeyen keçi`` olarak lanse edilen Saanen keçisinin diğer keçi ırklarına göre daha fazla fundalıklara yöneldiğini belirlendiğini anlatan Tölü, ``Bu durum gayet normaldir. Saanen keçisinin cüssesi daha büyük ve süt verimi de yüksektir. Dolayısıyla daha fazla besin maddesine ihtiyacı vardır. Eğer siz bu hayvanın gereksinimlerini karşılamazsanız, bu hayvan yiyebileceği her şeye ulaşmaya çalışır`` diye konuştu.

 Tölü, projenin toplumda söylenen ``keçi her otu bırakır, çalıya ya da ağaca koşar`` yargısını geçersiz olduğunu kanıtladığını bildirdi.

Basından alıntıdır.
 

"TÜRKİYE’DE SÜT KEÇİSİ YETİŞTİRMEK "                                     

Doç. Dr. Nazan DARCAN

   
  19.11.2007 tarihinde yazdı. (Son Düzenleme: 19.11.2007) 

         
 
"TÜRKİYE’DE SÜT KEÇİSİ YETİŞTİRMEK "  
 
     
  Hayvancılık sektörünün son on yıl içindeki trendine baktığımızda keçicilik sektörünün altın çağını yaşadığını söylemek yanlış olmaz sanıyorum. Her ne kadar elimizde baltalarla dağ köylerindeki kıl keçilerinin peşinden koşsak ta (!), buralarda yaşayan ve yerli halkla azda olsa iletişimi olan herkes, çözümün yine hayvancılığın makus kaderli bu dalında olduğunu bilir. Hani derler ya “benim en iyi bildiğim türkü”, evet benim en iyi bildiğim türküdür keçicilik. Bu günlerde keçiden elde edilen ürünlere telep çok fazla ve kazancı oldukça yüksek. Çünkü keçi sütü gerçekten anne sütüne çok yakın değerde ve kendine has özelliklerinden dolayı özellikle peynir, dondurma, tuzlu yoğurt gibi bazı özel ürünlerin hammaddesi. Hatta yurt dışında bazı “SAĞLIK MARKETLERİNDE (HEALTH SHOP)” hasta ve bebeklerin beslenmesi için kullanılıyor, dahası keçi peyniri lüks tüketim maddeleri arasında ve özel yöntemlerle üretilen peynirler inek yada koyun peynirinin 2 ile 10 katı daha yüksek fiyata satılabiliyor. İşin ticari boyutu böyle ama gerçekleşme olasılığına baktığımız zaman, öncelikle sizin keçiye verdiğinizin karşılığını alabilmeniz, ancak bunu yapabilecek yetenekte olan keçilerle çalışmanızla mümkün olabilmektedir. Bir moda var bugünlerde, hani keçicilikte moda olurmu dediğinizi duyar gibiyim. Oluyor ne yazıkki, günde en az 10 kişi arıyor; “ ben Saanen yetiştirmek istiyorum, damızlık nerden bulabilirim” diye.... Saanen bir keçi ırkı ve anavatanı İsviçre. Son yıllarda Türkiye’nin batısında bazı işletmelerde başarılı olarak yetiştirilmektedir. İşte ben konunun bu kısmından giriş yapmak istiyorum, yani DAMIZLIK meselesinden...
Geçtiğimiz yıl bir proje için damızlık materyal arayışına girmiştim. Önce internetten başladım, daha sonra direkt bağlantıya geçtim. Sonuç ne mi??? ŞOKK...
Saanen keçisi diye yüksek fiyatla pazarlanan keçilerin birçoğu maalesef Saanen değiller, saf olanı o kadar az ki. Kime sorasanız saf, hiç katışıksız keçiler ama işin temeline indiğiniz zaman, o fahiş fiyata satılan damızlıkların hepsinin maalesef saf olmadığı ve kendilerinden beklenen verimi vermediklerini dehşetle görüyorsunuz. Hani eşeği boyayıpta satmak tabiri vardır ya tam olarak bu durumu yansıtıyor. Başka bir gerçek, aslında saf olmadıkları da iyi, çünkü saf keçilerin her iklim koşulunda aynı şekilde verimli olmaları mümkün değil. Bırakın verim vermesini kendi yaşayamıyor, hadi onu becerdi diyelim yavrularının hiçbirisi 3. ayını göremiyor. Sonuç ne oluyor? Koca bir fiyasko ve hayal kırıklığı.... Şunu birkez daha vurgulamakta yarar var : SAANEN adaptasyonu iyi, süt ve döl verimi yüksek bir keçi ırkıdır. Ama bir okadar da seçicidir, özellikle sıcak ve nemli koşullarda yetiştirmek için öncelikle gereksinim duyduğu ortamın sağlanması gerekmektedir. Aksi takdirde, bırakın verim vermesini yaşatmanız bile mucize olabiliyor. İşte bu noktada işin ekonomisi devreye giriyor ve evdeki hesap çarşıya uymuyor. Benim itirazım; Saanen keçisi yetiştirmek istiyorum diyenlere, gelin bu soruyu süt keçisi yetiştirmek istiyoruma dönüştürelimmi? Saanen de olabilir yada diğer keçi ırkları da düşünülebilir. Çünkü bilimsel çalışmalara dayanarak bazı lokal keçilerin verimliliğinin özellikle ekstrem iklimlerde Saanenlerden daha yüksek olduğunu söylebiliyoruz. Bu nedenle öncelikle şunu akılda iyi tutmak gerekir: SÜT KEÇİCİLİĞİNDE MODA OLMAZ.. Ege bölgesinde sorunsuz olarak yetiştirilen ve verimli olan keçiler Çukurova’da yada Karadeniz’de de başarılı olarak, ekonomik olarak yetiştirilemez. Bölgesel projeksiyon gerekiyor. Yani eğer hedefimiz karlı bir hayvancılık ise bizim yaşadığımız bölgeye uyabilecek keçilerle çalışmamız gerekmektedir. Sadece keçi değil tüm tarımsal faaliyetlerde geçerli bir durumdur bu. Önümüzdeki yıllarda dünyamızın daha da ısınacağı dikkate alınırsa, özellikle sıcak ve nemli iklim koşullara uyum konusu, daha da ciddi boyutlarda karşımıza çıkacaktır. Bu nedenle benim kişisel görüşüm, verim düzeyi hiçte azımsanmayacak lokal bazı keçi tiplerine de şans vermek ama fidanlarla, ormandaki ağaçlarla besleyerek değil. Özetlersek, başarıya giden yol; DOĞRU IRK ve DOĞRU YETİŞTİRME METODU seçiminden geçiyor. Belki bu gerçekleşirse bundan yirmi sene sonra da “BEN SÜT KEÇİSİ YETİŞTİRMEK İSTİYORUM” diyen yetiştiriciler tarafından telefonlarımız çaldırılmaya devam edebilecektir...
  
     
  » » Bu yazı 5932 kez okundu..   
     
  Yazarın Tüm Yazıları  
 
  » TÜRKİYE’DE SÜT KEÇİSİ YETİŞTİRMEK [19.11.2007]  
  » HAYVANLARA AŞI YAPMAK YA DA YAPMAMAK..... [20.10.2007]  
  YORUMLAR   
 
  SAANEN KEÇİSİ
MEHMET ÖZÇELİK yazdı.. [Tarih: 04.03.2010-12:55:21] 
[E-Posta:efesigortaaracilik@hotmail.com] 
MERHABALAR BİZ SAANEN KEÇİSİ İLE İLGİLENİYORUZ NASIL TEMİN EDEBİLİRİZ BİZE YARDIMCI OLABİLİRMİSİNİZ TEŞEKKÜRLER
Süt Keçisi Hakkında
Bülent SAKALLIOĞLU yazdı.. [Tarih: 25.02.2010-20:59:31] 
[E-Posta:bulents66@hotmail.com] 
Hocam makalenizi okudum,ben de bu sayfada size yazan diğer birçok kişi gibi SÜT KEÇİSİ yetiştirmek istiyorum, şu an için hazırlık çalışmalarını yapmaktayım. Makalenizi okuduktan sonra son derece haklı olduğunuz kanaatine vardım ve ben de yetiştiriciliğin randıman açısından bölgesel farklılıklar arzettiği düşüncesindeyim. Ben Bursa bölgesinde yaşıyorum ve dolayısı ile tetiştiriciliği burada yapacağım, bölgeme süt randımanı açısında hangi ırkın uygun olduğunu öğrenmek istiyorum. Saygılar.
keçicilik
hüseyin KIRAN yazdı.. [Tarih: 02.01.2010-15:16:28] 
[E-Posta:altincocuk43@hotmail.com] 
bizde yeni başladık bu keçi işine saanen ırkı aldığımız yerde 5 6 kilo

 EKOL 27.08.2010
Fikri Türkel
Saanen Keçisi çılgınlığına dikkat!  

        
 Fikri Türkel --- köşe yazıları  
 
 
Evet, çılgınlık diyorum...

Birkaç yıl önceydi; bir okurum aradı. Beni hatırladınız mı, diye sordu. Daha önce aramış ve hayvancılık yatırımına gireceğini söylemişti. Şimdi de İstanbul’a gelip bana yemek ısmarlamak, istiyordu.

“Niye?” dedim. “Ben sana bu işe girme, demiştim. Yoksa girdin mi?” “Maalesef girdim. Siz bir yılda 20 bin dolar zarar edersiniz, demiştiniz. Altı aylık zararım on bin dolar. Sizin söyledikleriniz aklıma geldi, teşekkür etmek için size yemek ısmarlamak istiyorum” dedi.

Gerek yok, dedim. Yol parası ve yemek parasını heba etme şimdi, deyip birkaç nasihat etmiştim.

Bu genç arkadaşımız 20 baş hayvanla, süt besiciliği yapacaktı. Hatası, ölçek ekonomisi ve verimlilik hesapları yapmadan işe girmiş olmasıydı.

Kenan Evren’in Pekin ördekleri ne oldu

Benim öğrenciliğimde Pekin Ördeği modası vardı. Kenan Evren’e Çinliler Pekin Ördeği hediye etmiş, ardından pek çok ördek çiftliği kurulmuştu. Evren’e hediye edilen ördeklerle diğerlerine ne olduğunu ayrıca araştırmak gerekiyor.

On beş sene önce Çinçilya modası başlamıştı. Kafeslerde bu şirin hayvanları besleyip, kadınların imrendiği kürkler dikilecekti. Herkes büyük paralar kazanacaktı. Eniştem de bu modaya kapılanlardan olmuştu.

Münhasıran onun yaşadıklarına girmek istemiyorum. Etrafınızda örnekleri çoktur ve ne yazık ki hepsi sonuçsuz birer hobi olarak kaybolup gitti.

On sene önce devekuşu çiftlikleri türedi. Bununla ilgili somut örnekler verebilirim. Onlar da kaybolup gitti sanırım.

Şimdi moda Saanen Keçisi gibi görünüyor. Son üç yıldır hangi şehre gitsem, mutlaka bir iki Saanen Keçisi işine girmiş veya girmek için gayret sarf eden kişilerle karşılaşıyorum. Erzurum, Adana, Bolu, Çanakkale, Eskişehir fark etmez, her yerde bir çiftlik niyeti ve girişimi görüyorum.

Ben keçi uzmanı değilim. Besi veya süt hayvancılığından da anlamam. Ama bildiğim bir şey var: Talep ve arz dengesi içinde üretim yapılmalı ve pazarlama süreçlerine dikkat edilmeli. Yani bir malın talep edilmesi yetmez hem fizıbıl olmalı hem de kâr edilebilecek bir yapıya sahip olmalıdır.

Endüstriyel bir ürün söz konusuysa, pazarı hakkında somut bilgilere hatta örneklere sahip olunmalıdır. Teorik olarak cazip olan pek çok şey uygulamada aynı sonucu vermez.

En son Bitlis’ten Muş’a gelirken görmüştüm. Bir Saanen Keçi çiftliğinin önünde AB’nin desteklediğine dair bir tabela vardı.

İddia o ki, bu beyaz ve şirin keçilerin etinden, tüyünden ve en önemlisi sütünden faydalanılıyor. Sütü anne sütüne yakın, tüyü kıymetli ve yetiştirilmesi kolay. Hiçbir hayvan için bu kadar çok şey yazılmadı İnternete girin bakın! Şimdiye kadar hiçbir havyan için bu kadar çok şey yazılıp çizilmedi. Bununla ilgili yüzlerce site bulabilirsiniz. Binlerce yazı ya övüyordur ya da dikkat çekiyordur. Hesaplara göre piyasada ihtiyacı duyulan bir şey ama başarılı olmuş bir iki örnekten başka gösterilen yok.

Dahası süt ürünlerinde bilinen ve iddialı markalar konuyu da sahiplenmiş değiller. Aman ha maceraya girmeyin. Akademisyenlerin dışında medyada konuyu en çok Rüştü Bozkurt yazdı. Mutlaka yazılarını okuyun. Benzer uyarıları ben de yapmak istiyorum:

• Geleneksel üretim tarzını unutun. Merkezî bir çiftlik etrafında sözleşmeli bir tarzı benimsemenizi tavsiye ederim. Büyükbaş süt besiciliği gibi, büyük markalarla sözleşme yapmayı tercih edin.

• Bu bir hobi veya yan iş değildir. Bu bir üretim olduğu gibi, bir hizmet sektörüdür de. İşin başında durmayacaksanız, dertlenmeyecekseniz sonuçları da istediğiniz gibi olmayacaktır.

• Türkiye’de Saanen’in üretim süreçleri bir model olarak yerleşmediği gibi, iklim şartlarına alışmış bir ırk da tam oluşmuş sayılmaz. Seçilen ırkın uyumu sorun oluşturur.

• Bu bir sanayi ürünüdür. Haliyle ürün türevleri de endüstriyel olacaktır. Peynirden pastörize süte, dondurmadan çocuk mamasına kadar katma değerli ürünleri seçmek ve bunlarla ilgili piyasa şartlarını analiz etmek gerekiyor. Mandıra, pastane veya hastane ile anlaşmak sağlıklı çözüm vermez.

• Projenin arkasında sadece akademisyen, sadece veteriner veya bir müşteri olması yetmez. Hepsi birlikte bulunmalı ve bunun için de maliyeti kaldıracak büyüklükte bir işe başlanmalıdır. Bu, sadece hayvancılıkta geçerli olan bir durum değildir. Her işte böyledir. Birkaç yıl önce büyük bir grup 55 bin kiraz ağacı ekti. Bir hastalık oluştu ve geçen yıl bütün ağaçları sökmek zorunda kaldı. Daha kötüsü, bu araziyi hastalık sebebiyle birkaç yıl hiç kullanamayacak.

• Bir diğer tuzak da mera ile yem oluşturmaktadır. Saanen Keçisi mera hayvanı değildir. Uzun dönemde mera kullanılsa bile bu süreci iyi kontrol etmek gerekiyor.

Sayabileceğim pek çok uyarı maddesi daha var. Bu sektörle ilgilenin, hesap yapın ve girişimde bulunun ama maceraya girmeyin!

Alıntıdır.

 

 

SAANEN TEKESİ SAHİBİNİ ÖLDÜRDÜ

 

Çanakkale´de Neşat Aktepe, biberonla besleyip, büyüttüğü 1 yaşındaki keçisinin saldırısı sonucu yaşamını yitirdi. Aktepe´nin sabah kendisine tosladığı için dövdüğü keçinin intikam almak için saldırmış olabileceği ileri sürüldü.

Çanakkale´ye bağlı Özbek Köyü´nde yaşayan besici Neşat Aktepe (69), dün saat 19.00 sıralarında Özbekaltı Mevkisi´nde otlattığı keçilerini ağılına götürmek üzere yola çıktı. Bu sırada sürünün içindeki çiftleşme dönemindeki 1 yaşındaki, 80 kiloluk teke, Neşat Aktepe´ye saldırdı. Daha önce geçirdiği bir trafik kazası nedeniyle sol bacağında platin takılı olan Aktepe, tekesinin "tos'' darbesiyle yere düştü. Boynuzları çok kısa olan öfkeli teke, yerdeki sahibinin üzerine çıkıp, yüzüne peşpeşe tosladı. Bununla da kalmayan keçi sahibini çifte atıp, el ve ayak parmaklarını da ısırdı. Ağır yaralanan Aktepe´yi oğlu Engin Aktepe (45) ve köylüler, öfkeli tekenin elinden kurtardı. Öfkeli teke, ağıla kapatılırken, kanlar içinde kalan Neşat Aktepe, oğlu Hüsnü Aktepe´nin (36) çağırdığı ambulansla Çanakkale Devlet Hastanesi´ne kaldırıldı. Burada iki kez kalbi duran Aktepe, doktorların tüm çabalarına rağmen kurtarılamadı. Hastane morgunda yapılan otopside Aktepe´nin tekesinin saldırısı sonucu sol göğüs kafesindeki tüm kaburgaları, elmacık ve çene kemiklerinde kırıklar olduğu, el ve ayak parmaklarında ise ısırma izleri bulunduğu belirlendi. Savcılık, olayla ilgili soruşturma başlattı.

 

KEÇİSİNİ DÖVMÜŞ

 

Görgü tanığı köylülerden Nazife Dilbaz (55) hala olayın şokunu yaşadığını belirterek, ``Teke kinle saldırıyordu. Başıyla toslarken, ayaklarıyla da çifteliyordu'' dedi.

Köylülerden Selami Canlı ise ilk kez böyle bir olaya tanık olduklarını belirterek, ``Neşat, olay sabahı tekesinin kendisini tosladığını söyledi. Bunun üzerine, `tekeyi sürüye katma, sıkıntı yaratır' diye uyardım. Bunun üzerine, `Biraz dövdüm. Bir daha saldırmaz' dedi. Sonrasında acı haberi aldık'' diye konuştu.

 

BİBERONLA BÜYÜTMÜŞ

 

 

Eşini kaybetmenin acısını yaşayan Cemile Aktepe (62) ise, ``Olayı duyup, eşimin yanına gittiğimde, eli yüzü kan içindeydi. Durum çok kötü görünüyordu. Daha oğlakken komşumuzun sürüsünden satın aldığımız teke, katili oldu. Oysa, eşim ve ben onu biberonla besleyip, büyütmüştük'' diyerek, gözyaşı döktü.

Aktepe´nin otopsinin ardından yakınları tarafından alınan cenazesi bugün öğle vakti köy camisinde kılınacak namazın ardından Özbek Köyü Mezarlığı´nda toprağa verilecek.

 

Erdem SÜREK / ÇANAKKALE - DHA

 Etiketler,saanen,saanen keçisi,saanen keçisi fiyatları,satılık saanen keçisi,saanen keçisi yetiştiriçiliği

 

Facebookta Paylaş