Saanen Keçi Yetiştiriciliği

Halep Satışları Hakkında Detaylı Bilgi Almak İçin tıklayınız>>>

Kıl Keçisi Yetiştriciliği.
Keçilerin Kralı , Kıl Keçisidir.
tıklayınız>>>

Saanen Satışları Hakkında Detaylı Bilgi Almak İçin tıklayınız>>>

Ankara Keçisi-Tiftik Keçisi

Tiftik Keçisi İçanadolu Bölgemizi ekonomikmen kalkındıraçak çok stratejetik bir keçi ırkımızdır.Yeterki tiftik keçisi yetiştiriçiliği geçmiş yüzyıllarda olduğu gibi önemsenip tiftik (ankara) keçisi yetiştiriçiliği yaygınlaşsın.TC.Devleti Tiftik yetiştiriçisinin ürettiği tiftiği hakettiği fiyattan satılmasını sağlasın.Çok yakın geleçekte tiftik keçisi üretimi çiftçiye büyük paralar kazandıraçaktır.

Tiftik kumaşından yapılmış elbiseler insan sağlığı açısından çok değerlidir.Tiftik radyoaktif ışınlara karşı insanı koruyan bir özelliğe sahiptir.Sanayimizde ve Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK)'de Mehmetçiğin elbisesi tiftik kumaşından yapılmalıdır.Tiftik kumaşı insanı kışın sıçak yazın da serin tutar.Allerjik etkenler taşımaz.Yine tiftik sentetik kumaşlarda olduğu gibi kansorejen özelliğe sahip değildir.

Tiftik keçisi beslemek bir vatan savunmasıdır.Türk çiftçisinin şahlanması için gelin İçanadolu Bölgemizde tekrar tiftik ankara keçisi yetiştiriçiliğine başlayalım.Konfeksiyonculardan ısrarla tiftikten yapılmış elbise istemeliyiz.

Tiftiği Kullanım Alanları

1-Elbise üretiminde kumaş yapımında

2-Kısa liftli yünlerden keçe ve fötr şapka yapımında

3-Eldiven,çorap,şapka şal ve baş örtüsü dokumasında kullanılır.

4-Kalın tiftikden elde edilen ipliklerden halı ve battaniye yapılır.

5-Döşemelik kumaş ve triko üretiminde tiftik yagın kullanılır.Tiftik yün kumaşlarda olduğu gibi kendini çekmez.Tiftik kumaşı diğer kumaşlara göre daha parlaktır.Tiftik kumaşı insan tenine ipeksi bir yumşaklı hissi verir.Tiftik kumaşı insan bedenine nefes aldırır.Güzel giyinmek isteyenler için tiftik kumaşları en doğru tercihdir.

 6-Tiftikden hediyelik eşya yapımı yaygınlaşmaktadır.

7-Ayakkabı sanayisinde,bot ve terlik yapımında

8-Boya sanayisinde,boya rulolarında,ıstampalarda

8-Peruk ve çocuk oyunçaklarında tiftik güvenle kullanılır.

Sanayicilerimiz için doğru hammadde tiftikdir.

Tiftik temini için Tiftik Birlik http://tiftikbirlik.com.tr

 

Tiftik Keçisi (Ankara Keçisi) Yetiştiriçiliği


Esas yetiştirme yeri Ankara ve çevresi olduğu için Tiftik keçisi tüm dünyada ‘Angora’ (Ankara) keçisi olarak bilinir. Küçük ve zarif yapılışlı bir ırktır.Gerek tekeler gerekse keçiler genellikle boynuzludur. Bu keçi ırkında kulaklar uzun ve sarkıktır. Tiftik keçilerinin büyük çoğunluğu beyazdır ancak Siirt ve Mardin yörelerinde siyah, kahverengi ve gri renkte tiftik veren keçiler rastlanmaktadır. Vücut yandan bakıldığında bir dikdörtgeni andırır. Yetiştiriciliği meraya dayalı olarak yapılmaktadır. Bu keçinin en önemli verimi tiftiktir. Tiftik uzun, yumuşak ve parlak elyaftan oluşan değerli bir tekstil hammaddesidir. Orta ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde yaygın olarak yetiştirilmektedir.


Verim Özellikleri:
Keçilerde canlı ağırlık 30-40 kg, erkeklerde ise 45-55 kg arasındadır. Tiftik keçileri genellikle sağılmaz ancak sağıldıklarında yavrunun emdiği süt hariç 25-50 kg süt vermektedir. Laktasyon süresi de 120-130 gün!dür. İkiz doğum oranı: %2-5 ve sütte yağ oranı % 3.4-3.6 arasındadır. Kirli tiftik verimi dişilerde 3-4 kg, erkeklerde 5-6 kg arasındadır. Lüle uzunluğu: 13-16 cm ve elyaf çapı 30-33 mikron’dur

 

Ankara Keçisi tiftik verimiyle diğer keçilerden ayrılan, Orta Asya'da tarih sahnesine çıkmış, günümüzden 7-8 yüzyıl önce, Türklerin Anadolu'ya gelirken beraberlerinde getirdikleri bir keçi ırkıdır.

 

Türklerin Anadolu’ya yerleşmesinden sonra, özellikle İç Anadolu'nun iklim koşullarına uyum sağlamış, ırk özellikleri netleşmiş ve bu bölgeye özel bir ırk olarak ünü dünyaya yayılmıştır. 1840'lı yıllara kadar sadece İç Anadoluda yetiştirilmiş ve bu tarihten sonra Güney Afrika'ya(1838) ve Amerika'ya(1849) götürülmüş ve bu ülkelere de uyum sağlamıştır.

 

Anadolu'ya özgü olan bu ırk, tüm dünyada da Ankara Keçisi (Angora goat) olarak tanınmaktadır.

 Ankara Keçisinden elde edilen en önemli ürün tiftik olmakla beraber, etinden, derisinden ve nadir olarak da sütünden yararlanılmaktadır. Tiftik, ayrıca mohair olarak da bilinir. Bu tanım batı dillerine Arapça ‘muhhayyer’den geçmiştir.

 

Bugün dünyanın bir çok ülkesinde Ankara Keçisi yetiştirilmekte ve yüksek verimler elde edilmektedir. Ancak elde edilen tiftik, incelik ve yumuşaklık gibi önemli özellikleri bakımından yurdumuzda üretilen tiftikler seviyesine ulaştırılamamıştır. Diğer ülkeler tiftik verimini ortalama 4 kg’a (3- 6) çıkarmıştır. yurdumuzda ise tiftik verimi 1,8-2 kg civarındadır.

 

Tiftik, parlak elastik, zararlı güneş ışınlarını geçirmeyen, nem çeken, ısıya dayanıklı, kolayca boyanabilen ve kolay kir tutmayan bir elyaf olmasından dolayı, dokuma sanayinin vazgeçilmez bir hammaddesidir; tekstil ve trikotaj sanayinde aranılan bir ürün özelliğiyle erkek ve kadın dış giyim sanayinde, döşemelik kumaş üretiminde, dekoratif amaçla, battaniye, halı, şal, şapka, atkı üretiminde, astarlık kumaş olarak, tela, battaniye ve kilim yapımı gibi değişik alanlarda kullanılmaktadır.

 

Ülkemizde Ankara Keçisi varlığı ekonomik, sosyal ve doğal faktörlerin etkisi altında her geçen gün azalma göstermektedir. Bu azalmada tiftik fiyatlarındaki yetersizlik ve pazar sorunu, meraların bilinçsiz kullanımı ve ziraat alanlarına dönüştürülmesi, yine meraların orman alanı olarak kullanılması, yetiştiricilere gerekli bilginin verilerek yoğun yetiştiricilik yöntemlerine alıştırılmaması,  et fiyatlarının tiftik fiyatlarına göre daha fazla artması gibi nedenler rol oynamaktadır.

 

Şu an yetiştiriciliği sürdüren yurttaşlarımızın çoğu için tek neden, geleneksel değerlere bağlılıktır.

 

A)    TÜRKİYE’DE:

 

Ülkemizde Cumhuriyetin ilk yıllarında artış gösteren Tiftik Keçisi  varlığı, 1960’lı yıllara kadar bu artışı sürdürmüş, ancak 1970’li, özellikle 1980’li ve 1990’lı yıllarda,  düşmüştür. 

  

A)    ANKARA’DA:

 

Tiftik Keçisinin en iyi uyum sağladığı doğa koşulları İçanadolu Bölgesi ve kuru hava iklimine sahip Siirt Vilayetimizde mevcuttur. Ancak ülke genelinde görülen tiftik keçisi yetiştiriciliğinden kaçış ve tiftik keçisi sayısındaki azalma, Ankara’ya da aynı şekilde yansımaktadır. Hayvan sayısında yaşanan azalma aynı biçimde verime de yansımıştır. 1940’lı yıllarda 1.000.000 baş civarında bulunan keçi varlığı 82.000 civarına düşmüştür.

 

         Ankara’da  son 10 yıl içerisinde Tiftik Keçisi varlığı % 60 oranında azalmış olup bu azalmada ülkemizdeki  ve dünyadaki genel ekonomik değişmeler başlıca nedeni oluşturmaktadır.

 

            2001 Yılında Ankara’da  82.322 baş Tiftik Keçisi mevcutu bulunmaktadır.

 

NOSTALJİK       NEREDEYDİK   NERELERE  GELDİK     Şubat 9, 2009 yazan: zekatuneli

Tiftik Keçisi

Ankara keçisi diye bildiğimiz Tiftik keçisi bir zamanlar yaklaşık 300 yıl Osmanlı imparatorluğunu sırtında taşıdı. Yünü değerli  bu hayvandan yapılan yün, kumaş ve elbiseler tüm dünyaya köhne tezgahlarda yapılıp Osmanlı kumaşı olarak dağıtıldı, pek yüksek olmayan fiyatlarla satıldı, adeta kapışıldı. Hint kumaşı ve İngiliz kumaşı rakip olabilirdi ama  Hint malları pahalı, İngiliz malları kalitesizdi, sanayi vardı ham madde iyi değildi.

Sonunda İngilizler işin sırrını araştırıp, Anadolu’ya casuslar gönderip tiftik keçisine kadar geldiler. Şaşırtmaca ve hikayeyle

3 – 4 çift damızlık keçiyi kaçırıp Güney Afrika’ya (çünkü hayvanın yaşadığı ortama en uygun benzer iklim oradaydı) götürülürlerken Akdeniz’de gemideyken bunların damızlık değil kısır olduklarını anladılar. Türk çiftçisi uyanmış damızlık vermemişti.

Yılmayan İngilizler bu kez padişahı zorla ve kandırarak yazılı müsaade imzalatıp Anadolu’ya geldiler. Bu kez 6 - 7  çift damızlık alıp gittiler.

Onlar üretip çoğalttı. Onlar sanayisini yapıp sanayisini güçlendirdi. Onlar dünyayı sarstı. İleri teknoloji ile kaliteyi ucuza mal ettiler. Osmanlı fiyat düşüremedi çünkü üretim miktarı kısıtlıydı. Mal satamadı. Sanayi yi pekiştiremedi. Tezgahlar kapandı. Tiftik keçileri değerini kaybetti. Türk kumaşı unutuldu gitti.

Şimdi tiftik keçileri sadece hayvanat bahçelerinde kaldı… kumaşlar hafızalarda bile kalmadı.

Not: İlginiz çektiyse mutlaka araştırın. Hayret edeceksinisiniz.

Alıntıdır.

GEŞMİŞTE EMPERYALİST SÖMÜRGEÇİLER BÜYÜK OSMANLI İMPARATORLUĞUNU NASIL SÖMÜRGELEŞTİRİP SONRA DA SİLAHLA ZORLA İŞGAL ETTİLERSE BU GÜNDE KAMU VE ÖZEL SEKTÖR VARLIKLARIMIZI ,TOPRAKLARIMIZI,MADENLERİMİZİ,ŞİRKETLERİMİZİ,BANKALARIMIZI YAĞMALADIKLARINI GÖRMÜYORMUYUZ  UYAN YÜCE TÜRK MİLLETİ, TİTRE VE KENDİNE GEL GÜN DİRİLİŞ GÜNÜDÜR.ÇÖZÜM GAZİ MUSTAFA KEMAL İN YOLUNDA GİTMEKTİR.

 İÇANADOLU BÖLGESİNDE YAŞAYIP DA TİFTİK KEÇİSİ BESLEMİYEN ÇİFTÇİLERİMİZİ HAYRETLE KARŞILAMAMAMAK MÜMKÜN DEĞİL.YİĞİT DÜŞTÜĞÜ YERDEN KALKAR,ATA SÖZÜNÜN GEREĞİ MİLLETCE YENİDEN MİLLİ KEÇİ IRKIMIZA SAHİP ÇIKIP TİFFTİK KEÇİSİ YETİŞTİRİÇİLİĞİNE YENİDEN DÖNMEK ZORUNDAYIZ.ÇÜNKÜ TİFTİK YETİŞTİRİÇİLİĞİ GELEÇEKTE ÇOK ÖNEMLİ BİR SEKTÖR OLAÇAKTIR.HİÇ BİR ÜLKE TİFTİK KEÇİSİ KONUSUNDA TERECİYE TERE SATAMAZ,ÇÜNKÜ TİFTİĞİN ANA VATANI TÜRKİYEDİR.İÇANADOLU'LU ÇİFTÇİLERİN TİFTİK(ANKARA KEÇİSİ)YERİNE SAANEN KEÇİSİ YETİŞTİRİÇİLİĞİNE YÖNELMELERİNİ YADIRGAMAMAK İÇTEN BİLE DEĞİL.ATALARIMIZA SAYGININ GEREĞİ GELİN HEP BİRLİKTE TİFTİK KEÇİSİ YETİŞTİRİÇİLİĞİNE TEKRAR BAŞLAYALIM.

EMPERYALİST BATILI DEVLETLERİN TEZGAHLADIĞI 2001 EKONOMİK KRİZİNDEN SONRA TİFTİK ARAŞTIRMA ENSTİTÜMÜZÜN İMF TARAFINDAN KAPATTIRILMASI ÇOK MANİDARDIR.

VETERİNER HEKİM CENGİZ TORUN


 

TİFTİK KEÇİSİ ve EMPERYALİZM

--------------------------------------------------------------------------------
 
 

 

Sevgili hemşerilerim;

Bu hafta sizlerle bir emperyalist öyküyü paylaşacağım.

 

Osmanlı’yı kısa sürede aşiretten devlete ve imparatorluğa yükselten büyük ekonomik gücün gizemi, Ankara tiftik keçisinin öyküsünde gizliydi. Süleyman Şah 1299’da ölünce oğulları Kayseri’den Ankara’ya kadar uzanan bölgede tiftik keçisi sürüleriyle yayılıp yerleştiler ve bölgeyi yurt edindiler. O günden başlayarak halk tiftikten ipek gibi kumaşlar dokudu. Türklerin dokuduğu tiftik kumaşının ünü Ankara’dan tüm dünyaya yayıldı ve tiftik keçisi dünyaya Ankara Keçisi(Angora Goat) adıyla anılmaya başladı.

 

… Tıpkı ipek kumaş gibi Osmanlı ekonomisinin belkemiği ve en çok gelir getiren dışsatım ürünüydü tiftik kumaşı. 1554’te bir çift Ankara keçisi bir “hanedan hediyesi” olarak Kutsal Roma İmparatorluğu’na gönderilmişti. Başta İngiltere ve Hollanda olmak üzere Avrupa’ya ve Arap ülkelerine satılan Osmanlı tiftik kumaşına Avrupa’da öyle büyük bir talep vardı ki, gün geldi Anadolu’da tiftik kumaşı üretimi, Avrupa’nın kumaş talebini karşılayamaz hale geldi. Avrupa bize “işlenmiş tiftik kumaşı satmak yerine işlenmemiş ham tiftik yünü verin, biz kendimiz dokuyalım yada bize damızlık Ankara keçilerini satın” diyordu. Osmanlı’nın dünyadaki Ankara tiftik keçisi ve tiftik kumaşı tekelini kırmaya yönelik bu çabalar karşısında sultanlar, işlenmemiş ham tiftik dışsatımına yasak koymuşlardı.

 

Avrupalılar Osmanlı’ topraklarından damızlık Ankara keçisi kaçırma girişimlerine başlamışlardı. Evliya Çelebi 1640’larda Ankara için “burası tiftik kumaşı (sof) yeridir… Bu kumaş da Ankara’ya özgüdür. Yeryüzünde bir başka yerde üretme olanağı yoktur. Kadın ve erkek herkesin işi tiftik kumaşı dokumaktır. Fransızlar bu Ankara keçisinden Fransa’ya götürüp yumuşak iplik eğirip tiftik kumaşı dokumak isterler de dokudukları şey sof olmaz. Hatta Ankara’dan eğirilmiş iplik alıp, Fransa’ya götürerek tiftik kumaşı yapalım dediler fakat yine olmadı” der. O tarihlerde başta Ankara olmak üzere; Zir, Çankırı, Beypazarı, Nallıhan ve Kalecik’te 1355 tiftik tezgahının bulunduğu ve her yıl20 bin top kumaşın yurtdışına satıldığını bildiriyordu.

 

…1711’de güneybatı Almanya’da Pfalz bölgesinde bir Ankara keçisi kırma girişimi, keçilerin iklime uyumsuzluğu nedeniyle başarısız olurken, 1740’da Ankara keçisinin İsveç’e götürülme girişimi önlenmiş ve 1778’de Venedikliler Ankara keçisi besiciliğinde yine iklime uyumsuzluğu nedeniyle düş kırıklığına uğramışlardı. İngilizler yaptıkları araştırmalar sonucu Afrika’da keçilerin yaşayabileceğini belirlemişlerdi. 1830’larda içinde 12 teke ve bir anaç bulunan kafile Afrika’ya gönderilmişse de Osmanlı’nın tekeleri yolculuktan önce kısırlaştırıldıkları anlaşılmış ve bu girişim fiyaskoyla sonuçlanmıştı.

 

…1790’larda buharlı dokuma tezgahlarının  kurulmasıyla İngiltere’de ip eğirme ve kumaş üretiminde kol gücünün yerini buharlı makineler almaya başlamıştı. İngiliz malı ucuz fabrika işi kumaşlar, gümrük duvarlarına yığılarak Osmanlı’nın yerli kumaş üretimini tehdit etmeye başlamıştı.

 

İngilizler, sömürgeleri olan Hindistan’da Hintli dokumacıların ellerini, parmaklarını keserek el işi, ip eğirme ve kumaş üretimine son vermiş, Hindistan’ın yerli dokumacılığını kanla, şiddetle yok etmiş ve İngiliz malı fabrika işi kumaşlarına Asya’da Pazar açmışlardı böylece.

 

…Osmanlı’nın ayrılıkçı iç ayaklanmalarla ve Mehmet Ali Paşa’nın isyanıyla bunaldığı 1837’de İngiltere Kraliçesi Victoria, Fransızlarla iş birliği yapıp İngiliz mallarının Mısır ve Suriye’de satılmasını yasaklayan Mehmet Ali Paşa’ya karşı Osmanlı’nın yanında yer aldı. İngilizler, padişah ikinci Mahmud’la 1838 Balta Limanı Antlaşması imzalayarak, Osmanlı tahtının Mehmet Ali Paşa’nın eline geçmesini engellemişti. Bunun karşılığında İngiliz mallarına uygulanan gümrüğü kaldırtmıştı. İngilizler böylece bir yandan Osmanlı pazarını İngiliz fabrika kumaşlarıyla doldurarak Türk yerli dokuma sanayisini yok etmeye yönelirken bir yandan da ham tiftik ve damızlık tiftik keçisinin yabancılara satışını önleyen yasakları delmişti.

 

Osmanlı’nın sanayisini, dirliğini, düzenliğini bir daha hiç düzelmeyecek denli baltalayan 1838 Balta Limanı Antlaşması’ndan sonra, İngiliz albay Handerson Ankara’dan seçtiği damızlık tiftik keçilerini Güney Afrika’da özel olarak kurulan İngiliz çiftliklerine götürmüş, çoğaltmış ve böylelikle 1856’ya gelindiğinde İngiltere, Osmanlı’nın 1838’e dek koruduğu tiftik kumaşı tekeline son vermişti.

(*) (Cengiz Özakıncı – Osmanlı’dan günümüze emperyalizim

 Anahtar Kelimeler:tiftik keçisi,ankara keçisi,tiftik keçisi özellikleri

Angora Goat
Origin
The Angora goat originated in the district of Angora in Asia Minor. The Angora dates back prior to early biblical history. Mention is made of the use of mohair at the time of Moses, which would fix the record of the Angora some time between 1571 and 1451 B.C., according to the Angora Goat Mohair Industry publication from USDA (Miscellaneous Bulletin 50, 1929). Mohair became a valuable product in commerce early in the nineteenth century. In order to increase the supply of mohair available for export to the European countries, the Turks crossed the Angora goat with common stock to increase the poundage of salable hair. Probably there was no effort to keep the original Angora separate, and the general increase in size and vigor of the goats in the Angora area was, no doubt, partially the result of this infusion of other blood.
Angora stock was distributed to different countries, and a pair of Angoras was imported to Europe by Charles V about 1554. In 1765 an importation was made by the Spanish government and twenty years later a considerable number were imported into France. None of these importations were successful in establishing mohair production. On the other hand, Angoras were taken to South Africa in 1838, and from this importation and later importations mohair production was established in that country. The Union of South Africa is one of the three leading mohair-producing sections in the world and is exceeded in production only by the United States and Turkey.

Mohair Production
The most valuable characteristic of the Angora as compared to other goats is the value of the mohair that is clipped. The average goat in the U.S. shears approximately 5.3 pounds of mohair per shearing and are usually sheared twice a year. They produce a fiber with a staple length of between 12 and 15cm.
The mohair is very similar to wool in chemical composition but differs from wool in that it is has a much smoother surface and very thin, smooth scale. Consequently, mohair lacks the felting properties of wool. Mohair is very similar to coarse wool in the size of fiber. It is a strong fiber that is elastic, has considerable luster, and takes dye very well. Mohair has been considered very valuable as an upholstering material for the making of plushes and other covering materials where strength, beauty, and durability are desired.

The market valuation of mohair fluctuates more than does that of wool, but, in general, satisfactory prices are obtained for the clip. During depressed times, the market has favored fine hair and because fine hair is normally shorn from young goats, selection for fertility has also become increasingly important.

Head and Body Characteristics
The Angora is very picturesque animal in which both sexes are horned. The bucks usually have a pronounced spiral to the horn, which comes back and away from the head; the horns of mature bucks sometimes reach two or more feet in length. In contrast, the horn of the female is comparatively short, much smaller, and has only a very slight tendency to spiral. The horn of the female seldom exceeds nine or ten inches. The ears are heavy and drooping.
The Angora goat is a small animal as compared to sheep, common goats, or milk goats. There is considerable variation in the size of goats, but mature bucks will usually fall in a weight range of from 180 to 225 pounds but do not reach their maximum weight until after five years of age. Does will fall in a weight range of from 70 to 110 pounds when mature.

The form of the goat should be similar to that of sheep, but the mutton characteristics are much less developed. The back should be straight, the rib well sprung, and the body deep and uniform in depth. The chest should be wide, the legs straight, and the rear quarters should show ample development.

Ringlet and Flat Lock Hair
Modern Angoras are often classified according to the type of ringlet or lock hair in which the hair grows. Ringlet type goats are often referred to as the C Type, while B Type is used to designate those with a flat mohair lock. In the case of the ringlet type goat, the mohair is carried in tight ringlets throughout almost its entire length and represents the finest mohair produced. The flat lock, in contrast, is usually wavy and more bulky in appearance.
A Valuable Foraging Animal
The Angora has a grazing habit which has made it very adaptable to certain agriculture sections. Goats are great consumers of "browse" and have a tendency to eat as high as they can reach by standing on their hind legs. This adapts goats for grazing areas on which sheep would not do well. Angoras have been able to make economic returns on land that is unsuitable for usual agriculture pursuits.
Shortcomings of the Angora
The Angora goat is not as prolific as other goats and twins are not the usual birth. Goats in large range bands will usually kid from 60 to 70 percent, but in well-managed small bands of purebred goats the rate of reproduction may be slightly over 100 percent.
The Angora is among the most delicate of our domesticated animals. They are more susceptible to damage from internal parasites than are sheep. They are extremely delicate at birth, and the young need some protection during their first few days if the weather is cold or damp. Although the mature goat is fairly hardy animal when in full hair, it cannot withstand cold wet rains immediately after shearing. Storms cause excessive losses in Angora flocks at kidding time or at shearing time.

Meat Production
For many years, goat carcasses have been sold as low-grade sheep carcasses. Angora goat breeders, however, have sponsored an endeavor to have the Angora goat carcass referred to as "chevon' and sold as such on the market. It is maintained that the flesh is quite acceptable, particularly from young goats in good condition, and some people refer to it as a delicacy. The carcasses are characteristically thinner fleshed and the dressing percentages correspondingly lower than those of sheep that have been fed in a similar manner.
Angora Breed Associations and Registries
References:
Briggs, Hilton M. 1969. Modern Breeds of Livestock. Third Edition, MacMillan Company
Brochure, Select Genes Ltd., PO Box 494, Irene 1675, Republic of South Africa. Phone: -27-12-6671129 Fax: -27-12-6671827

Handbook of Australian Livestock, Australian Meat & Livestock Corporation,1989, 3rd Edition

Photographs:
Select Genes Ltd., Republic of South Africa.
Handbook of Australian Livestock, Australian Meat & Livestock Corporation,1989, 3rd Edition

 

Facebookta Paylaş